otizm nedir ? Otizmli çocukların özellikleri nelerdir ?

otizm nedir

Bu yazıda otizm nedir ?

Otizm spektrum bozukluğu bulunan bireylerin ; zihinsel özellikleri,dil gelişim özellikleri ,sosyal ve duygusal gelişim özellikleri ile ilgili derlemelerimizi paylaşacağız. Otizm nedir sorusu ile başlıyoruz.

otizm nedir ?

Otizm ;ilk olarak çocuk psikiyatristi Leo Kanner tarafından ,yaşam boyu süren ,sosyalleşme ,dil,iletişim ve diğer bir çok alanını etkileyen bir sendrom olarak tanımlanmıştır.

Daha basit bir ifade ile anlatmak gerekirse otizm nedir sorusuna; üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır şeklinde cevap verilebilir.

Bu bozukluğunun belirtileri bireyden bireye farklılık gösterir.

Bu nedenle OSB içinde en hafiften en ağırına kadar değişik şiddette görünebilir.(GREENSPAN 1992)

OTİZMLİ ÇOCUKLARIN GELİŞİMSEL ÖZELLİKLERİ 

ZİHİNSEL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ :

Otizm spektrum bozukluğu olan bireylerinde çoğunlukla zihinsel yetersizlik 
vardır. Otizm spektrum bozukluğuna eşlik eden zihinsel yetersizliği belirlemek zordur. Otizmin ilk tanımlandığı yıllarda otistik özellikteki çocukların çok
zeki olduklarına, ancak bu zekanın problem davranışlarla maskelendiğine inanılıyordu. Otizmli çocukların zihinsel gelişimleri üzerine yapılan çalışmalarda, bu çocuklar zihinsel performansları yönünden iki alt gruba ayrılmıştır. Zihinsel becerileri normal olanlar yüksek fonksiyonlular olarak, zihinsel olarak yetersiz görülenler ise düşük fonksiyonlular olarak tanımlanmıştır. OSB’li çocukların yapılan değerlendirmelerde, zihinsel ve uyumsal beceri düzeyleri arasında paralellik yoktur. Uyumsal becerileri zeka düzeylerinin altındadır (APA, 2013; Fazlıoğlu, 
2005).

Dil Gelişimi Özellikleri

Otizmin en önemli belirtilerinden biri konuşma, dil ve iletişim 
problemleridir. Otizmli çocukların yaklaşık olarak %40’ında konuşma 
gelişmeyebilir. Bu çocuklarda, konuşma gelişse de dilin fonksiyonel olarak kullanımı çok azdır ya da yoktur. Sesleri ve hareketleri taklit etme yetenekleri zayıftır. Normal bebeklerde görülen babıldamaların otizmli bebeklerde görülmediği belirlenmiştir. Ayrıca diğer kişilerin kendileriyle konuşmasına ya da seslenmesine karşı tepkisiz kaldıkları belirlenmiştir. Bazı otizmli çocuklar sıfır-iki yaş döneminde tamamen sessiz kaldıkları, bazılarının ise yaşıtları gibi birkaç kelime öğrenebildikleri bilinmektedir. OSB’de sesleri ve hareketleri taklit etme becerilerinin zayıf olması, sosyal becerilerde yaşadıkları güçlükler konuşma gelişimini etkilemektedir. Bazı çocuklarda dil kazanımı başlamış olsa da 12-24 aylar arasında kelimelerin bir kısmını, bazen tamamını kaybederler. Bununla birlikte, 
dili kavramada zorlukları, basit şakaları, soru ve emirleri anlayamama şeklinde ortaya çıkabilir.

zamirleri kullanmada güçlük

Zamirleri kullanmada güçlükleri vardır. Özellikle ben, benim gibi kendiyle ilişkili anlatımları yapmakta güçlükler yaşayabilirler (Yılmaz, 2009; Fazlıoğlu, 2005).
Bazı otizmli çocuklarda ekolalik tarzda konuşma dikkati çekmektedir. Bu 
konuşma şeklinde çocuk, kelimeleri veya cümleleri duyduğu anda veya daha sonra  tekrar eder. Bu konuşma, sözcüklerde ve telaffuzda terslikler ve zıtlıklar (tak yerine kat gibi) içerebilir. Otizmli çocukların bazılarında ise ergenlik döneminde konuşma başlayabilir.

Bu nedenle, otizmde dil gelişimi ile ilgili kesin yargılara varmak doğru değildir (Fazlıoğlu, 2005).Konuşma bozukluğu bulunan bireylerde hiç konuşamama yapılan çalışmalarda % 25-60 aralığı verilmektedir (Fazlıoğlu vd., 2005, Başar-Şenyılmaz 2017). Otizm spektrum sendromu bulunan çocukların %80’inde okul öncesi dönemde fonksiyonel bir iletişim gelişmeyebilir. Konuşma varsa bile bu normal dışı konuşma örüntüleri, kendine özgü deyim kullanımlarını içerir. Daha çok kendi kendilerine konuşurlar.

Karşılıklı konuşma içine girseler bile bu sohbet tek taraflı ve onların kendi ilgi alanı ile ilgili olmaktadır. Aynı cevapları alsalar bile aynı soruyu tekrar tekrar sorarlar. Aynı zamanda sözel olmayan iletişim sırasında kullanılan göz kontağı kurma, gülümseme, kafa sallama, mimik ve jestler gibi beden dilini kullanmazlar (APA, 2013; Tezel, 2015). OSB’de konuşmaya başlama çok farklı yaşlarda gerçekleşebilir. Ancak genellikle ilk kelimelerini beş yaş civarında söylerler. Bazı otistik çocukların konuşmaya normal yaşıtlarıyla aynı zamanda başladıkları, ancak daha sonraları, bildikleri kelimeleri kullanmadıkları gözlenmiştir. Beş yaş sonrasında, otizmli çocuk yeni kelimeler öğrenebilir ve isteklerini bu kelimelerle ifade etmeye başlar. Hatta bir iki kelimelik cümleler kurabilir. Bununla birlikte, konuşmayı bir iletişim aracı 
olarak kullanmadıkları gözlenmektedir (Fazlıoğlu ve Yurakul, 2005).

Sosyal – Duygusal Gelişim Özellikleri 

Otizmli çocuklar, basitten karmaşığa bütün sosyal becerileri sergilemekte 
problem yaşamaktadırlar. Engelli olmayan çocuklar, birçok sosyal beceriyi başkalarını taklit ederek ve gözleyerek öğrenirler. Bunun aksine otizmli çocuklar, taklit yeteneklerinin sınırlı olmasından dolayı sosyal becerileri öğrenmekte zorlanırlar.

Otizmli çocuklarda hayal gücünün ve taklit etme becerilerinde yetersizliklerin olması, onların sosyal oyun oynama becerilerinin gelişmemesine yol açmaktadır. Otizmli bir çocuk oyuncaklarla amacına uygun olarak oynayamaz. Bazen yalnız arabasının tekerlekleri ile bazen de sadece arabanın çıkardığı sesle ilgilenerek, arabayı saatlerce ileri-geri sürüp oynayabilirler. Otizmli bireyler normal akranları ile sosyal ilişki kurmakta da güçlük çekerler. İletişim kurdukları kişilerin duygularını anlamakla ve kendi duygularını ifade etmekle ilgili güçlükleri vardır (Fazlıoğlu, 2004).

karşılıklı ilişkilerden kaçınma

Otizm sprektrum bozukluğu bulunan görülen sosyal gelişim özellikleri; fiziksel temastan kaçınma, göz kontağı kurmaktan kaçınma, insanların jest ve mimiklerine, duygularına karşı tepkisizlik, sosyal kuralları anlamama, insanlara, oyuncaklara ve çevreye ilgisizlik, oyun oynama becerilerinde yetersizlikler olarak ifade edilebilir.


Çocukların büyük çoğunluğunun bebeklik döneminde oyuncaklara ilgisiz kaldıkları ebeveynleri tarafından ifade edilmektedir (Howard, Williams ve Lepper, 2011). Ayrıca OSB’li çocuklar İlerleyen yaşlarda sosyal etkileşim başlatmada sorular yaşayabilmektedirler. Akranları ile kaynaşmada yetersizlikler yaşarlar. Ayrıca bir akranı veya yetişkinle iletişim başlatsalar bile tek taraflı, toplumsal açıdan karşılıklı 
olmayan bir tarzları vardır (Morrison, 2016; APA, 2013).

Motor ve Duyusal Gelişim Özellikleri

Otizmli çocuklarda motor becerilerin gelişimi genellikle kronolojik yaşlarına yakındır. OSB’nin yenidoğan dönemi ile ilgili yapılan çalışmalarda Kanner’ı desteklemektedir (Ming, Brimacombe ve Wagner, 2007; Fazlıoğlu, 2004). Bu çocuklar özellikle bir hareketin yönergeye uygun ve seri olarak gerçekleştirilmesinde zorluklar yaşayabilirler. Örneğin; kağıt kesme, bir kutu içine küpleri atma gibi ince motor becerilerde yetersizlikleri göze çarpmaktadır. Otizmli çocuklarda görülen motor problemler motor koordinasyon problemleri ile ilişkilidir. Bir hareketi gerçekleştirme ile ilgili motor hazır oluşluklarının da normal akranlarına göre iyi olmadığı vurgulanmaktadır (Fazlıoğlu, 2004)

Uyarılara cevap ?


OSB olan bireylerin % 42-88’i objelerin duyusal özellikleri ile meşgul olma, 
çevresel uyaranlara beklenenin altında ya da üstünde cevap verme, duyu 
uyaranlarına paradoksal yanıtlar verme şeklinde duyusal işlemleme problemleri yaşarlar (Fazlıoğlu, 2004).


OSB olan çocukların duyusal problemleri ile ilgili yapılan çalışmalarda OSB’li çocukların normal gelişim gösteren çocuklara göre duyusal gelişimlerinin farklı olduğu görülmüştür. Özellikle OSB’li çocukların erken çocukluk döneminde görülen duyu-algı problemlerinin varlığı dolayısıyla yenidoğan ve erken çocukluk döneminde duyu motor değerlendirmenin önemli olduğu vurgulanmaktadır (Fazlıoğlu,2004).

Duyusal girdilerin düzenlenmesinde yaşanılan problemler sınırlı vücut hareketlerine ve steriotiplere neden olabilmektedir.

OSB olan çocuklarda duyu süreci, regülasyonu ve bütünlemesinde farklı derecelerde problemler görülmektedir (Rogers, Hepburn, Stackhause, Wehner, 2003). Bu çocuklarda % 30 ile % 100 arasında değişen derecelerde duyusal uyaranlara atipik cevaplar tanımlanmıştır. OSB olan çocuklarda görülen duyusal problemler; işitsel işlemleme, görsel işlemleme, taktil (dokunma) işlemleme, vestibuler işlemleme ve oral duyu işlemlemede aşırı duyarlılık ya da düşük duyarlılık şeklindedir.

anormal cevap

OSB olan çocuklarda duyusal algılamada hipo ve hipersensitivite, işitsel ve görsel uyarıya karşı hassaslık, sınırlı yemek yeme alışkanlıkları, dikkat zayıflığı, azalmış oyun yeteneği, emosyonel cevap oluşturmada yetersizlikler ve farklı şekillerde cevap oluşturma, artmış hareket durumu ve anormal algısal cevaplar gözlenir (Fazlıoğlu, 2004, Başar-Şenyılmaz 2017).


 OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU :YAŞAM BOYU SÜREN ,SOSYALLEŞME,DİL ,İLETİŞİM VE DİĞER BİR ÇOK ETKİNLİK ALANINI ETKİLEYEN BİR SENDROM OLARAK TANIMLANMIŞTIR.

Bu yazıda otizm nedir ? otizm spektum bozukluğu yaşayan çocukların özellikleri nelerdir sorularına cevapları derledik. Düşüncelerinizi paylaşın.

iletişim

otizm nedir ? otizm spektrum bozukluğu yaşayan bireylerin özellikleri nelerdir ?

Yorum yapın